5 Mart 2021

Tenerife Faciası: Tarihin En Büyük Uçak Kazası

27 Mart 1977 tarihinde, KLM ve Pan Am Hava Yolları’na ait iki adet Boeing 747 jumbo jet yolcu uçağı Afrika’nın kuzeydoğu kıyısı açıklarında bulunan İspanya’nın Tenerife adasındaki Los Rodeos Havaalanı pistinde kafa kafaya çarpıştı. Kazada toplam 583 kişi hayatını kaybetti. Bu, havacılık tarihindeki en büyük uçak kazasıdır.

Tenerife Faciası: Enkaz

Tenerife Kazası Öncesi Yaşananlar

O gün, Kanarya Adaları’nda, Gran Canaria Havalimanı’nda yaşanan bir terör olayı yüzünden tüm uçaklar, kazaya karışan bu iki Boeing 747 uçağı gibi, Kanarya Adaları’ndan bir diğeri olan Tenerife‘deki Los Rodeos Havalimanı’na (bugünkü adı Tenerife Kuzey Havalimanı) yönlendirilmişti. Bu yüzden aşırı bir yoğunluk yaşayan ve zaten küçük bir havalimanı olan Los Rodeos Havalimanı’nda taksi yolu park halindeki uçaklarla doluydu. Bu sebeple, uçaklar taksi yapmak için doğrudan pisti kullanıyordu. Üstüne, yoğun sis de hem pilotların hem de kulenin görüş açısını oldukça düşürmüştü.

Aslında, bu iki uçağın da varış noktası daha önce de belirttiğimiz gibi Gran Canaria Havalimanı idi. Öncelikle Gran Canaria Havalimanı’nda neler yaşandığına bakalım

Uçuşların Los Rodeos (Tenerife) Havalimanı’na Yönlendirilmesi

KLM ve Pan Am firmalarına ait uçaklar Kanarya adalarına yaklaşırken, Kanarya adaları Bağımsızlık Hareketi isimli örgüt tarafından yerleştirilen bomba Gran Caanaria Havalimanı’nda patlayarak 8 kişiyi yaraladı. İkinci bir bomba iddiası da gelmesi üzerine otoriteler havalimanını geçici olarak hava trafiğine kapattılar ve kurallar gereği yaklaşan tüm uçuşları yakındaki havalimanı Los Rodeos Havalimanı’na (Tenerife) yönlendirdiler. Pan Am uçuş ekibi, bunun yerine, yeterli yakıtlarını olduğunu ve inişlere tekrar izin verilene kadar havada tur atmayı tercih ettiklerini söyleseler de bu kabul edilmedi.

Ancak Los Rodeos (Tenerife) Havalimanı tüm bu yönlendirilen uçuşları kaldırabilecek büyüklükte değildi. Sadece 1 adet pisti vardı ve 1 adet ana taksi yolu 4 adet bağlantı yolu ile piste bağlanıyordu. Bu havalimanına kısa süre içinde çok fazla sayıda iniş yapıldığı için ana taksi yolu park halindeki uçaklarla dolmuş ve taksi yapmak isteyen uçaklar için kullanılamaz hale gelmişti. Bu yüzden uçaklar taksi yapabilmek için ana pisti kullanıyordu. Buna havacılık literatüründe backtaxi denir.

Tenerife Faciası: Tenerife Pist Haritası (Los Rodeos Havalimanı)

Şimdi, bu iki uçuşun da ayrı ayrı hikayesine bakalım.

KLM 4805 Uçuşu

4805 uçuş kodlu KLM firmasına ait Rijn isimli, PH-BUF kuyruk kodlu Boeing 747-206B uçağı Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan havalanmıştı. Uçuş kokpit ekibi kaptan Jacob Veldhuyzen van Zanten (50), yardımcı pilot Klaas Meurs (42) ve uçuş mühendisi Willem Schreuder (48) idiler. Uçak, Uçuş ekibiyle beraber toplam 234 kişi taşıyordu.

Tenerife Kazasına Karışan Uçak: KLM Rijn PH-BUF Boeing 747-206B

Pan Am 1736 Uçuşu

1736 uçuş kodlu Pan Am firmasına ait Clipper Victor isimli, N736PA kuyruk kodlu Boeing 747-121 ise John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı aktarmalı olarak Los Angeles Uluslararası Havalimanı’ndan kalkmıştı. Aktarma sırasında uçuş ekibi değişmişti. Kaza anında ise kokpitte kaptan pilot Victor Grubbs (56), yardımcı pilot Robert Bragg (39) ve uçuş mühendisi George Warns (46) bulunuyordu. Aşağıdaki fotoğrafını gördüğümüz bu uçak, toplam 380 kişi taşıyordu.

Tenerife Kazasına Karışan Uçak: Pan Am Clipper Victor N736PA Boeing 757-121

Tenerife Kaza Anı

Los Rodeos (Tenerife) Havalimanı’na iniş yapan uçaklar, Gran Caanaria Havalimanı’nın artık güvenli olduğu haberini alınca Tenerife‘den kalkış için hazırlanmaya başladılar. İki uçak da kısa aralıklarla kalkış yapacaklardı. KLM uçağı yakıt ikmali yapıyordu ve bu yüzden Pan Am uçağının piste gidiş yolunu kapatıyordu. Yakıt ikmali yaklaşık 35 dakika sürdü.

Tenerife Faciası: Tenerife Pist Haritası (Los Rodeos Havalimanı)

Sonrasında, kule KLM uçağına pistin sonuna kadar gidip geri döneceği şekilde taksi yapma izni verdi (yukarıdaki resimde açık mavi iz). Böylece KLM uçağı, pistin sonuna kadar devam edecek, 180 derece döndükten sonra havalanmak için kuleden son izni bekleyecekti. Kule, Pan Am uçağına da pisti takip edip 3. taksi bağlantı yolundan ana taksi yoluna çıkmasını ve ordan devam edip 180 derece dönerek piste girmesi iznini verdi. Pan Am de, bu şekilde pist başına gelip havalanacaktı (resimdeki koyu mavi iz). Ancak Pan Am uçağı 3. taksi yolu bağlantısını bulmakta zorlanıyordu. Ses kayıtlarından anlaşıldığı üzere pilotlar, 1. ve 2. taksi bağlantı yolunu tespit ettiler ve devam ettiler ancak hem gerekli işaretlerin koyulmaması hem de düşük görüş mesafesi yüzünden 3. taksi yolunu göremeyip geçtiler.

Bu esnada, kulenin talimatıyla pist başında bekliyor olması gereken KLM uçağı harekete geçti. Karşıdan gelen KLM uçağını gören Pan Am kaptanı, motorlara tam gaz vererek sola manevra yapmaya çabaladı ancak yeterli süre yoktu. KLM pilotları ise son anda durumu fark edip, havalanmaya çalıştılar ancak yerden biraz yükselseler de, 4. taksi yoluna yakın bir noktada, Pan Am uçağının gövdesinin üstüne saatte 260 km hızla çarptılar ve büyük bir patlama oldu. Kazada, pistte bulunan Pan Am uçağından kurtulanlar olsa da, gövdesinin altından hasar alarak patlayan KLM uçağında ise kurtulan olmadı.

Telsiz Kayıtları

KLM uçağının neden hareket ettiği ve havalanmaya yeltendiği ise daha sonra yapılan incelemelerle anlaşıldı. Yoğun sis yüzünden kule, pisti göremiyordu ve sadece telsizlerle haberleşeme yapılabiliyordu. Yer radarı bulunmadığı için pistteki uçakları göremeyen KLM pilotu ile kule konuşurken telsiz haberleşmesinde de sıkıntılar yaşandı. Kule, içinde “kalkış” geçen bir cümle kullandı ancak KLM tarafından bu cümle tam anlaşılamadı. Ardından ikinci pilot , “kalkışa geçiyoruz” dedi. Kule de, “tamam” diye yanıtladı. Ancak kulenin, bu sözü, “kalkış noktasında bekliyoruz”, “kalkışa hazırız” şeklinde anladığı görülüyor. Kule, “kalkış için bekleyin, sizi arayacağım” dedi. Ancak tecrübeli kaptan pilot Veldhuyzen van Zanten, hızlanmaya başladı.

Bu esnada, Pan Am de kuleyle konuşuyordu ve kuleye ” hala pistte taksi yapıyoruz” dediler. Aynı telsiz frekansında gerçekleşen bu diyalog, KLM kokpitinden cızırtılar şeklinde duyuldu. Konuşmaların arasında Pan Am pilotunun “pistten çıkınca size bildireceğiz” diyen ve şüphe üzerine KLM uçuş mühendisi kaptanı uyardı ve “Pan Am pistten çıkmamış mı?” dedi. Ancak kaptan pilotun “evet çıktı” diyerek bu uyarıyı geçiştirdiği görülüyor. Kazadan hemen önce Önündeki Pan Am uçağını gören KLM kaptanı Veldhuyzen van Zanten, uçağının burnunu çok ani ve yüksek bir açıyla havaya kaldırarak Pan Am uçağının üstünden geçmeye çalıştı. Fakat burnu aniden yüksek bir açıyla havaya kaldırdığı için kuyruk piste çarptı. Üstüne, yakıt ikmaliyle, depolar oldukça dolu olduğundan, uçak çok ağırdı ve bu ani manevrayı tam olarak gerçekleştiremedi. KLM uçağının sağ(birinci) motoru Pan Am uçağının sağ kısmına çarptı.

KLM uçağı birkaç metre daha havalanmış olsaydı Pan Am‘e çarpmaktan kurtulacaktı ancak fazladan alınan 55 bin ton yakıt, uçağı iyice ağırlaştırdığı için buna engel oldu ve patlamayı da daha şiddetli hale getirdi. 583 kişi bu şekilde can verdi.

Sonuç

Havacılık otoriteleri, Tenerife uçak kazasının en büyük nedeninin kaptan pilotun aşırı özgüveninin neden olduğu sonucuna vardılar. Kaptan Veldhuyzen van Zanten, kalkış izni (ATC clearance) almadan kalkış yapmaya çalışmıştı.

Kaza sonrası gelen düzenlemelerde kokpit ekibi, yanlış bir durum sezdiklerinde kaptanı yeterli düzeyde uyarmaları, kaptanın da kokpit ekibinin uyarılarını dikkate alması yönünde eğitimler almaları kararlaştırıldı. Bu düzenleme daha sonrasında kapsamı genişletilerek Crew Resource Management (CRM) eğitimi adı altında tüm kokpit ekibine zorunlu hale getirildi.

Kazaya sebep olan diğer etkenler ise, telsiz frekanslarında araya giren diğer konuşmalar yüzünden haberleşmenin sağlıklı olmaması, kule ve kokpit arasındaki standarda uygun olmayan konuşmalar (“we are at take-off”, “OK” gibi).

Bu kazadan sonra aynı radyo frekansından konuşmaya engel olacak bir sistem kullanılması gerektiği belirtildi.

Ayrıca benzer kazaları engellemek için artık kule ve kokpit arasında konuşmalarda “kalkış” (take-off) kelimesinin sadece uçağın son kalkış izninde kullanılmasına izin verildi, bunun dışında bu kelimeyi kullanmak yasaklandı. Ek olarak, kule-kokpit diyalogları yanlış anlaşılmalara mahal vermeyecek şekilde standart hale getirildi.

Bu ölümcül uçak kazasının gerçekleştiği Los Rodeos Havalimanı’na (Tenerife) ise daha sonra yer radar sistemi kuruldu ve bugün hala faaliyet göstermektedir.

Daha fazla havacılık kaza yazıları, İHA tasarım rehberleri ve havacılık haberleri için sitemizi takip edebilirsiniz.

Benzer Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Takipte Kal

1,561TakipçilerTakip Et
1,921TakipçilerTakip Et
1,000AboneAbone Ol

En Son Haberler